Biyofeedback, vücudunuzda farkında olmadan gerçekleşen tepkileri ölçüp size ekran ya da ses aracılığıyla anında gösteren, böylece bu tepkileri bilinçli biçimde değiştirmeyi öğreten bir yöntemdir. Menopoz döneminde en çok leğen kemiği tabanı kaslarının (idrar torbasını ve rahmi alttan destekleyen kas grubu) zayıflamasına bağlı şikayetlerde gündeme gelir. İlaç kullanmadan, vücuda dışarıdan hormon vermeden uygulanabildiği için hormonsuz seçenekler arasında değerlendirilir.
Bu yöntemin en belirgin özelliği, sizi kendi tedavinizin aktif katılımcısı haline getirmesidir. Kasınızı doğru kasıp kasmadığınızı, gerginliğinizin ne zaman yükseldiğini gözünüzle görürsünüz. Menopozla birlikte ortaya çıkan her şikayet için uygun olmayabilir; bu nedenle biyofeedback düşünülüyorsa öncelikle bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurunuz. Aşağıda yöntemin çalışma prensibini, hangi durumlarda denendiğini ve sınırlarını sade bir dille bulacaksınız.
Biyofeedback Hangi Prensiple Çalışır?
Biyofeedback, vücudunuzun kendiliğinden çalışan tepkilerini ölçüp size anlık olarak geri bildirmesi ve bu görsel bilgi sayesinde tepkileri bilinçli biçimde yönlendirmenizi sağlaması prensibiyle çalışır. Normalde bir kasınızı ne kadar kastığınızı hissetmeniz oldukça güçtür. Cihaz bu bilgiyi bir çubuk, bir eğri ya da bir sesle size aktarır. Siz de gördüğünüz bu işarete göre kasınızı daha doğru ve daha güçlü çalıştırmayı deneme yanılma yoluyla öğrenirsiniz.
Bu öğrenme süreci, aynadan kendinizi izleyerek duruşunuzu düzeltmenize benzetilebilir. Ayna olmadan omzunuzun düştüğünü fark etmezsiniz; aynayla birkaç saniyede düzeltirsiniz. Biyofeedback de göremediğiniz bir bölge için bir tür ayna görevi görür. Beyin, doğru hareketi tekrar tekrar gördüğünde o hareketi kalıcı biçimde kaydeder. Bu nedenle yöntem bir cihaz tedavisinden çok, cihaz destekli bir öğrenme süreci olarak değerlendirilir.
Yöntemin arkasındaki temel fikir, davranışsal tıp alanında uzun süredir kullanılmaktadır. Cochrane derlemelerinde biyofeedback desteğinin, özellikle egzersizi doğru yapamayan kişilerde öğrenmeyi kolaylaştırabildiği bildirilmiştir. Ancak etki her kadında farklı seyredebilir; kimisi birkaç seansta doğru kasılmayı yakalarken kimisinin daha uzun süreye ihtiyacı olabilir. Sizin için uygun olup olmadığına muayene ve değerlendirme sonrasında hekiminiz karar verir.
Ölçüm Sırasında Hangi Veriler Takip Edilir?
Ölçüm sırasında en sık takip edilen veri, kasın kasılma gücünü gösteren kas elektrik etkinliğidir; bunun yanında kas gevşemesi, nefes düzeni, kalp atım hızı ve cilt sıcaklığı da izlenebilir. Hangi verinin izleneceği, sizin şikayetinize göre belirlenir. Leğen kemiği tabanı şikayetlerinde ağırlıklı olarak kas etkinliği ölçülür. Gerginlik ve uyku sorunlarında ise nefes ve kalp atımı gibi veriler öne çıkabilir.
Kas etkinliği ölçümünde amaç yalnızca ne kadar kastığınızı görmek değildir. Kasınızı kastıktan sonra tam olarak gevşetebiliyor musunuz, buna da bakılır. Pek çok kadın kasma kısmını öğrenir ama gevşetmeyi ihmal eder. Oysa sürekli kasılı kalan bir kas yorulur ve şikayeti artırabilir. Ekranda eğrinin başlangıç çizgisine geri dönmesi, gevşemeyi başardığınızın işareti sayılır.
Ölçümler seans seans kaydedildiği için ilerlemenizi somut biçimde görebilirsiniz. İlk seansta düşük kalan bir değer, birkaç hafta sonra belirgin biçimde yükselebilir. Bu kayıtlar hekiminizin planı gözden geçirmesine de yardımcı olur. Değerlerin tek başına anlamı sınırlıdır; her zaman şikayetinizdeki değişimle birlikte yorumlanır. Sonuçları kendi başınıza yorumlamak yerine sizi izleyen ekiple konuşmanız önerilmektedir.
Menopozda Hangi Şikayetlerde Denenir?
Menopozda biyofeedback en sık idrar kaçırma, sık idrara çıkma hissi ve leğen kemiği tabanı kaslarının aşırı kasılmasına bağlı ağrı şikayetlerinde denenmektedir. Bu dönemde östrojen hormonundaki düşüş, idrar yolu ve vajina dokularının incelmesine ve destek dokularının zayıflamasına yol açabilir. Bunun sonucunda öksürürken kaçırma ya da tuvalete yetişememe gibi durumlar görülebilir.
İkinci bir kullanım alanı, cinsel ilişki sırasında ağrı ve kasların istemsiz kasılmasıdır. Burada amaç kası güçlendirmek değil, tam tersine gevşetmeyi öğretmektir. Ayrıca bazı merkezlerde gerginlik, uyku bölünmeleri ve sıcak basmasının yarattığı huzursuzluk için nefes odaklı biyofeedback uygulamaları kullanılabilir. Bu uygulamalar sıcak basmasını ortadan kaldırmaz; kişinin bu ataklara verdiği bedensel tepkiyi yumuşatmayı hedefler.
Kabızlık ve dışkılama güçlüğü de menopoz döneminde artabilen ve biyofeedbackten yararlanabilen sorunlar arasında sayılır. NAMS ve IMS gibi kuruluşlar, hormon içermeyen destek yöntemlerinin uygun hastalarda değerlendirilebileceğini belirtmektedir. Yine de her şikayet aynı yanıtı vermez ve seçim kişiye göre yapılır. Şikayetinizin biyofeedbacke uygun olup olmadığını öğrenmek için hekiminize danışınız.
İdrar Kaçırma Şikayetinde Nasıl Kullanılır?
İdrar kaçırma şikayetinde biyofeedback, leğen kemiği tabanı egzersizlerini doğru kasla ve doğru şiddette yapmanızı sağlamak amacıyla kullanılır. Araştırmalar, egzersizi tarif üzerine yapmaya çalışan kadınların önemli bir bölümünün yanlış kas grubunu çalıştırdığını göstermiştir. Karın, kalça ya da bacak kaslarını sıkmak, hedeflenen kası çalıştırmadığı gibi karın içi basıncı artırarak şikayeti kötüleştirebilir.
Uygulamada ölçüm için ya vajina içine yerleştirilen ince bir sensör ya da cilt üzerine yapıştırılan yüzey elektrotları kullanılır. Kasıldığınızda ekrandaki değer yükselir, gevşediğinizde iner. Böylece hangi hareketin doğru olduğunu birkaç denemede ayırt edersiniz. Uzman size kısa ve güçlü kasılmalarla uzun süreli tutuşları dönüşümlü olarak çalıştırır; çünkü idrar tutmak için her iki beceri de gereklidir.
Zamanla öğrendiğiniz kasılmayı günlük yaşamda kullanmanız istenir. Örneğin öksürmeden, hapşırmadan ya da ağır bir şey kaldırmadan hemen önce kasınızı sıkmayı alışkanlık haline getirmeniz istenebilir. Bu basit tedbir, kaçırma miktarını azaltabilir. Sonuçlar kişiden kişiye değişir ve doğum sayısı, kilo, sigara kullanımı gibi etkenlerden etkilenebilir. Şikayetinizin türü ancak muayeneyle netleşeceğinden değerlendirmeyi bir hekimin yapması gerekir.
Bir Biyofeedback Seansı Nasıl Geçer?
Bir biyofeedback seansı genellikle kısa bir bilgilendirmeyle başlar, ardından sensör yerleştirilir ve ekran eşliğinde kasılma ile gevşeme çalışmaları yapılır. Seansa gelirken özel bir hazırlık çoğu zaman gerekmez; yalnızca idrar torbanızın boş olması istenebilir. Rahat edebileceğiniz bir kıyafet tercih etmeniz uygulamayı kolaylaştırır.
Çalışma sırasında uzman size ne zaman kasacağınızı ve ne zaman bırakacağınızı söyler. Ekranda bir çubuk yükselir ya da bir eğri hareket eder; hedef genellikle belirlenen çizgiye ulaşmak ve orada birkaç saniye kalmaktır. Ardından tam gevşeme için dinlenme aralığı verilir. Bu dinlenme kısmı en az kasılma kadar önemli sayılır. Zorlandığınızı hissederseniz ara vermeniz istenir, çünkü yorulmuş kasla çalışmak öğrenmeyi güçleştirir.
Seansın sonunda o gün elde edilen değerler kaydedilir ve evde yapmanız gereken çalışmalar anlatılır. Pek çok kadın ilk seansta ekranda hiçbir hareket göremediğini söyleyip cesaretini yitirir; oysa bu durum sık görülür ve zamanla düzelebilir. Uygulama ağrılı değildir, hafif bir basınç hissi olabilir. Rahatsızlık hissederseniz bunu seans sırasında mutlaka belirtiniz.
Sonuç Almak İçin Kaç Seans Gerekir?
Sonuç almak için gereken seans sayısı kişiye ve şikayetin türüne göre değişmekle birlikte, uygulamalar çoğunlukla haftada bir ya da iki kez olmak üzere birkaç haftaya yayılan bir program şeklinde planlanır. Bazı kadınlarda ilk birkaç hafta içinde fark edilir bir rahatlama görülebilirken bazılarında sürecin daha uzun sürmesi gerekebilir. Kesin bir sayı vermek doğru olmaz, çünkü kas gücü ve öğrenme hızı herkeste farklıdır.
Sürenin uzamasında rol oynayan etkenler arasında şikayetin ne kadar zamandır sürdüğü, kasın başlangıçtaki gücü ve ev çalışmalarının düzenli yapılıp yapılmadığı sayılabilir. Seanslara gelip evde hiç çalışmayan bir kişide ilerleme yavaş kalabilir. Bu yöntem sporda antrenmana benzer; ilerleme tekrar ile sağlanır ve ara verildiğinde kazanım azalabilir.
Program boyunca belirli aralıklarla yeniden değerlendirme yapılması önerilmektedir. Beklenen düzelme sağlanmıyorsa plan değiştirilebilir ya da başka seçenekler gündeme gelebilir. NICE ve benzeri kılavuzlar, davranışsal yöntemlerin belirli bir süre denendikten sonra sonucun gözden geçirilmesini uygun görmektedir. Süreç boyunca beklentilerinizi gerçekçi tutmanız ve ilerlemeyi hekiminizle birlikte değerlendirmeniz yararlı olur.
Uygulamanın Sınırları ve Riskleri Nelerdir?
Biyofeedbackin bilinen ciddi bir yan etkisi bulunmamakla birlikte her şikayette işe yaramaz ve bazı durumlarda uygulanması uygun olmayabilir. Aktif idrar yolu iltihabı, kanama, açık yara ya da yakın zamanda geçirilmiş bir ameliyat gibi durumlarda uygulama ertelenebilir. Vücut içine sensör yerleştirilmesinin uygun olmadığı hallerde cilt üzerinden ölçüm tercih edilebilir.
En önemli sınırlardan biri, yöntemin altta yatan yapısal bir sorunu düzeltmemesidir. İleri derecede sarkma, doku yapısını bozan bir durum ya da başka bir hastalık söz konusuysa tek başına biyofeedback yeterli olmayabilir. Bu nedenle uygulamaya başlamadan önce şikayetin nedeninin doğru biçimde ortaya konması gerekir. Tanı konmadan başlanan bir çalışma, gerçek sorunun geç fark edilmesine yol açabilir.
İkinci bir sınır ise kişinin katılımına bağımlı olmasıdır. Düzenli devam edemeyen ya da ev çalışmalarını sürdüremeyen kişilerde beklenen fayda elde edilemeyebilir. Ayrıca uygulamanın konu hakkında eğitim almış bir sağlık profesyonelince yürütülmesi önemlidir. Şikayetleriniz için uygulama düşünüyorsanız kendi kararınızla değil, bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanının değerlendirmesiyle yola çıkmanız önerilmektedir.
Şikayet Düzelmezse Ne Zaman Hekime Başvurmalı?
Düzenli çalışmanıza rağmen birkaç hafta içinde hiçbir değişiklik görmüyorsanız ya da şikayetiniz artıyorsa vakit kaybetmeden hekiminize başvurmanız gerekir. Beklemek, altta yatan farklı bir sorunun geç fark edilmesine neden olabilir. Programın işe yaramaması her zaman sizin hatanız anlamına gelmez; yöntemin sizin durumunuza uygun olmadığı da anlaşılabilir.
Bazı belirtiler ise beklemeden değerlendirilmelidir. İdrarda kan görülmesi, idrar yaparken yanma ve ateş, ani başlayan şiddetli ağrı, ilişki sonrası kanama, menopozdan sonra ortaya çıkan herhangi bir vajinal kanama ve hiç idrar yapamama bu belirtiler arasında yer alır. Aşağıya doğru bir baskı hissi ya da elle fark edilen bir şişlik de değerlendirme gerektirir.
- Menopozdan sonra görülen her türlü vajinal kanama
- İdrarda kan, yanma, titremeyle yükselen ateş
- Ani başlayan, giderek artan karın ya da kasık ağrısı
- Aşağıya doğru baskı hissi veya elle fark edilen şişlik
- Şikayetin günlük yaşamınızı belirgin biçimde kısıtlaması
Bu liste kendi kendinize tanı koymanız için değil, hangi durumlarda beklememeniz gerektiğini hatırlatmak için verilmiştir. Şikayetler her kadında farklı seyredebilir ve benzer belirtiler çok farklı nedenlerden kaynaklanabilir. Doğru yaklaşım, muayene ve gerekli görülen incelemelerle nedenin belirlenmesidir. Sizi zorlayan bir durum varsa bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurunuz.