Menopoz döneminde sıcak basması, gece terlemesi ve uyku sorunları nedeniyle birçok kadın eczane raflarındaki ya da internetteki bitkisel ürünlere yöneliyor. Bu ürünlerin güvenli olup olmadığı sorusunun tek bir yanıtı yoktur. Bazı bitkisel takviyeler kısa süreli kullanımda çoğu kadın tarafından iyi tolere edilebilirken, bazıları kullandığınız ilaçlarla etkileşime girebilir ya da karaciğer üzerinde istenmeyen etkiler gösterebilir. Yani güvenlik, ürünün adına değil; içeriğine, miktarına, kullanım süresine ve sizin sağlık durumunuza bağlıdır.
Bu yazıda bitkisel takviyeleri kullanmadan önce bilmeniz gereken temel başlıkları ele alıyoruz. Amacımız sizi bir üründen caydırmak ya da bir ürüne yöneltmek değil; kararınızı bilgiyle vermenizi sağlamaktır. Menopoz şikayetleri her kadında farklı seyredebilir ve bir kadında rahatlama sağlayan yaklaşım bir başkasında aynı sonucu vermeyebilir. Bu nedenle herhangi bir takviyeye başlamadan önce hekiminize danışınız ve kullandığınız tüm ürünleri ona bildiriniz.
Bitkisel Ürün Doğal Olduğu İçin Zararsız mıdır?
Hayır, bir ürünün doğal kaynaklı olması onun kendiliğinden zararsız olduğu anlamına gelmez. Bitkiler de tıpkı ilaçlar gibi vücutta etki gösteren biyolojik olarak etkin maddeler içerir. Bu maddeler kan basıncını, pıhtılaşmayı, hormon dengesini ya da karaciğer enzimlerini etkileyebilir. Doğallık bir güvenlik belgesi değil, yalnızca maddenin kaynağını tarif eden bir sözcüktür. Etkisi olan her maddenin yan etkisi de olabilir.
Bu yanlış anlama günlük yaşamda somut sonuçlar doğurabilir. Örneğin reçeteli ilacını düzenli kullanan bir kadın, bitkisel bir ürünü doğal olduğu gerekçesiyle hekimine söylemeyebilir. Oysa hekiminizin tedaviyi doğru yönetebilmesi için kullandığınız her ürünü bilmesi gerekir. Türkiye'de takviye edici gıdalar geniş biçimde satılmakta ve birçok kadın bunları ilaç saymadığı için sağlık görüşmelerinde dile getirmemektedir. Bu sessizlik, yan etkilerin geç fark edilmesine yol açabilir.
Uluslararası kılavuzlar bu konuda temkinli bir dil kullanır. NAMS ve IMS gibi kuruluşlar, bitkisel ürünlerin güvenlik verilerinin çoğu zaman kısa süreli çalışmalara dayandığını ve uzun dönem etkilerinin yeterince bilinmediğini belirtmektedir. Dünya Sağlık Örgütü de geleneksel bitkisel ürünlerin denetimli koşullarda değerlendirilmesini önermektedir. Bu nedenle bir ürünü kullanmaya karar verirken sorulacak soru "doğal mı" değil, "benim için uygun mu" olmalıdır.
Takviyeler İlaçlarla Nasıl Etkileşir?
Bitkisel takviyeler, ilaçların karaciğerde parçalanma hızını değiştirerek etkilerini artırabilir ya da azaltabilir. Vücudunuzda ilaçları işleyen enzim sistemleri vardır; bazı bitki bileşenleri bu enzimleri hızlandırır, bazıları yavaşlatır. Enzim hızlanırsa ilaç kanda yeterli düzeye ulaşamayabilir. Enzim yavaşlarsa ilaç birikerek yan etki olasılığını artırabilir. Bu etkileşimler çoğu zaman sessizdir ve ancak kan tahlili ya da şikayetlerle fark edilir.
Etkileşim açısından dikkat gerektiren bazı ilaç grupları vardır. Kan sulandırıcılar, tiroit ilaçları, epilepsi ilaçları, bağışıklık baskılayıcılar, bazı kalp ilaçları ve ruhsal sorunlarda kullanılan ilaçlar bu gruptadır. Örneğin sarı kantaron içeren ürünler pek çok ilacın etkisini azaltabilmesiyle bilinir. Kan sulandırıcı kullanan bir kadında bitkisel bir ürün kanama eğilimini artırabilir. Bu nedenle düzenli ilaç kullanıyorsanız, takviye kararını kendi başınıza vermemeniz önerilmektedir.
Pratikte en işe yarayan yöntem, kullandığınız tüm ürünlerin bir listesini tutmaktır. Kutuların fotoğrafını telefonunuzda saklayabilir ya da adlarını bir kağıda yazıp yanınızda taşıyabilirsiniz. Hekim görüşmesinde bu listeyi göstermek, olası etkileşimlerin önceden değerlendirilmesini kolaylaştırır. Cochrane derlemeleri, etkileşim bildirimlerinin çoğunun kullanıcı beyanına dayandığını ve bu nedenle gerçek sıklığın olduğundan düşük görünebileceğini ortaya koymuştur. Şüphelendiğiniz her durumu bildiriniz.
İçerik Etiketinde Nelere Bakılmalı?
Etikette önce ürünün hangi bitkiden, bitkinin hangi kısmından ve ne miktarda hazırlandığı yazmalıdır. Yalnızca ticari bir ad ya da "bitkisel karışım" ifadesi yeterli bilgi vermez. Aynı bitkinin kökü ile yaprağı farklı bileşenler taşıyabilir ve etkileri de farklı olabilir. Ayrıca üründe standardizasyon bilgisi bulunup bulunmadığına bakmanız önerilir; bu bilgi, kutudan kutuya içerik farkını azaltmayı amaçlar.
Etikette aramanız gereken diğer başlıklar üretici adı ve adresi, parti numarası, son kullanma tarihi ve ilgili resmî onay ya da bildirim bilgisidir. Türkiye'de takviye edici gıdalar Tarım ve Orman Bakanlığı bildirim sistemine tabidir; T.C. Sağlık Bakanlığı da halk sağlığı açısından uyarılar yayımlamaktadır. Bu bilgilerin hiçbirinin bulunmadığı, yalnızca abartılı vaatlerle satılan ürünlerden uzak durmanız uygun olur. İçeriği belirsiz ürünlerde ne kullandığınızı bilemezsiniz.
Sık yapılan bir yanlış, bitki adlarının çok sayıda sıralandığı ürünleri daha güçlü sanmaktır. Çok bileşenli karışımlarda her maddenin miktarı genellikle düşüktür ve bir sorun çıktığında hangi bileşenin sorumlu olduğunu ayırt etmek güçleşir. Bu nedenle içeriği sade ve miktarları açıkça yazılmış ürünler değerlendirme açısından daha elverişli kabul edilir. Etiketi okumakta zorlanırsanız kutuyu eczacınıza veya hekiminize göstererek görüş alabilirsiniz.
Karaciğer Üzerindeki Etkiler Neler Olabilir?
Bazı bitkisel ürünler seyrek de olsa karaciğer enzimlerinde yükselmeye ya da karaciğer iltihabına yol açabilir. Karaciğer, ağızdan alınan maddelerin büyük bölümünü işleyen organdır; bu nedenle takviyelerin olası etkilerinin ilk göründüğü yerlerden biridir. Bu tablo genellikle nadirdir, ancak ortaya çıktığında ciddi seyredebilir. Menopoz şikayetleri için kullanılan bazı bitkisel ürünlerde bu tür bildirimler yapılmıştır ve kılavuzlarda dikkat çekilmektedir.
Karaciğerle ilgili bir sorunun belirtileri her zaman belirgin olmaz. Halsizlik, iştahsızlık, bulantı, sağ üst karın bölgesinde rahatsızlık hissi, idrar renginin koyulaşması, dışkı renginin açılması ya da ciltte ve göz aklarında sararma dikkat edilmesi gereken bulgulardır. Bu belirtilerden herhangi biri ortaya çıkarsa ürünü kullanmayı bırakıp bir hekime başvurmanız önerilir. Erken fark edilen durumlar çoğunlukla ürün bırakıldığında geriler.
Risk herkeste aynı değildir. Daha önce karaciğer hastalığı geçirmiş, hepatit taşıyıcısı olan, düzenli alkol kullanan ya da karaciğeri etkileyebilen ilaçlar alan kadınlarda dikkat düzeyi daha yüksek olmalıdır. Aynı anda birden fazla takviye kullanmak da yükü artırabilir. Hekiminiz gerekli gördüğünde başlangıçta ve kullanım sırasında karaciğer testleriyle izlem önerebilir. Bu değerlendirme kişiye göre planlanır ve her kadında farklı olabilir.
Hangi Gruplar Daha Dikkatli Olmalı?
Hormona duyarlı kanser öyküsü olan kadınlar, kan sulandırıcı kullananlar ve karaciğer ya da böbrek hastalığı bulunanlar bitkisel takviyeler konusunda özellikle dikkatli olmalıdır. Bazı bitkisel bileşenler vücutta östrojene benzer etki gösterebilir. Bu nedenle meme veya rahim kanseri öyküsü olan kadınlarda kullanım kararı yalnızca hekim değerlendirmesiyle verilmelidir. ACOG ve NAMS bu grupta temkinli davranılmasını önermektedir.
Ameliyat planı olan kadınlar ayrı bir başlıktır. Bazı bitkisel ürünler kanama eğilimini ya da anestezi ilaçlarının etkisini değiştirebilir. Bu nedenle cerrahi girişim öncesinde takviyelere belirli bir süre ara verilmesi genellikle önerilir. Ayrıca tiroit hastalığı olanlar, epilepsi nedeniyle ilaç kullananlar ve organ nakli sonrası bağışıklık baskılayıcı alan kadınlar takviye kullanımını mutlaka hekimleriyle konuşmalıdır.
Yaş ve eşlik eden durumlar da belirleyicidir. İleri yaşta böbrek ve karaciğer işlevleri değişebildiği için maddelerin vücuttan atılımı yavaşlayabilir. Çok sayıda ilaç kullanan kadınlarda etkileşim olasılığı artar. Türk Menopoz ve Osteoporoz Derneği ile TJOD, menopoz döneminde tedavi seçeneklerinin kişiye özel planlanmasını vurgulamaktadır. Bu yaklaşım bitkisel ürünler için de geçerlidir; genel bir öneri yerine size uygun bir değerlendirme gereklidir.
Etkinlik Konusunda Kanıt Durumu Nedir?
Bitkisel takviyelerin menopoz şikayetleri üzerindeki etkisine ilişkin kanıtlar sınırlı ve çelişkilidir. Bazı çalışmalarda sıcak basmasında hafif azalma gösterilmiştir; bazılarında ise plaseboya, yani etkisiz bir hapa göre anlamlı bir üstünlük bulunmamıştır. Çalışmaların çoğu kısa sürelidir, katılımcı sayısı azdır ve kullanılan ürünlerin içerikleri birbirinden farklıdır. Bu durum sonuçların karşılaştırılmasını güçleştirir.
Plasebo etkisi bu alanda özellikle belirgindir. Menopoz çalışmalarında etkisiz hap alan kadınların önemli bir bölümünde de şikayetlerde azalma bildirilmiştir. Bu nedenle kişisel deneyimler, bir ürünün gerçekten işe yaradığını kanıtlamaya yetmez. Cochrane derlemeleri, bitkisel ürünlerin vazomotor semptomlar (sıcak basması ve gece terlemesi) üzerindeki etkisine dair kanıt düzeyinin genellikle düşük olduğunu belirtmektedir. Yani kesin bir yarar iddiası bilimsel olarak desteklenmemektedir.
Bu tablo, takviyelerin hiçbir işe yaramadığı anlamına gelmez; yalnızca beklentinin ölçülü tutulması gerektiğini gösterir. Kılavuzlar menopoz şikayetlerinde önce uyku düzeni, düzenli hareket, sigaranın bırakılması ve katmanlı giyinme gibi yaşam tarzı adımlarının denenmesini önermektedir. Şikayetleriniz günlük yaşamınızı zorlaştırıyorsa, seçenekleri bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanıyla konuşmanız daha doğru bir yol olacaktır. Böylece size uygun yaklaşım birlikte belirlenebilir.
Yan Etki Görülürse Nasıl Davranılmalı?
Yeni bir şikayet ortaya çıktığında yapılacak ilk şey ürünü kullanmayı durdurmak ve durumu bir sağlık profesyoneliyle paylaşmaktır. Bulantı, kaşıntı, döküntü, baş dönmesi, çarpıntı, karın ağrısı, olağan dışı kanama ya da belirgin halsizlik dikkate alınması gereken belirtilerdir. Ürünü bırakıp beklemek yerine değerlendirme istemeniz, sorunun kaynağının doğru saptanmasını sağlar. Belirtiler ağırsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurunuz.
Hekime giderken ürünün kutusunu yanınızda götürmeniz çok yararlıdır. Kutu üzerindeki içerik listesi, parti numarası ve üretici bilgisi değerlendirmeyi kolaylaştırır. Ne zaman başladığınızı, günde kaç kez aldığınızı ve şikayetin ne zaman ortaya çıktığını not etmeniz de faydalı olur. Aynı dönemde başka bir ürün ya da ilaç başladıysanız bunu da belirtiniz, çünkü sorumlu maddeyi ayırt etmek bu bilgilerle mümkün olur.
Yaşadığınız yan etkiyi bildirmeniz yalnızca sizi değil, aynı ürünü kullanan diğer kişileri de ilgilendirir. Türkiye'de takviye edici gıdalarla ilgili şikayetler ilgili bakanlık kanallarına iletilebilir; hekiminiz bu konuda yol gösterebilir. Sık yapılan bir yanlış, şikayeti menopozun kendisine bağlayıp ürünle ilişkilendirmemektir. Yeni başlayan bir belirtinin zamanlaması önemlidir ve mutlaka değerlendirilmelidir. Her kadında yanıt farklı olabileceği için genelleme yapılmamalıdır.
Bitkisel Takviye Kullanırken Ne Zaman Hekime Başvurmalı?
Bitkisel takviye kullanmayı düşündüğünüz anda, yani daha başlamadan önce hekiminize danışmanız en uygun yaklaşımdır. Böylece kullandığınız ilaçlarla olası etkileşimler önceden değerlendirilir ve size uygun olup olmadığı belirlenir. Başlangıçta yapılan kısa bir görüşme, sonradan ortaya çıkabilecek sorunların önüne geçebilir. Bu görüşmede tüm ilaçlarınızı, vitaminlerinizi ve bitkisel ürünlerinizi eksiksiz aktarmanız gerekir.
Kullanım sırasında bazı durumlar gecikmeden değerlendirme gerektirir. Ciltte ya da göz aklarında sararma, koyu renkli idrar, şiddetli karın ağrısı, nefes darlığı, yüzde ve dudaklarda şişme, olağan dışı morarma ya da kanama, adet düzeninde beklenmedik değişiklik ve menopoz sonrası ortaya çıkan kanama bu başlıklardandır. Bu bulgulardan biri varsa ürünü bırakıp bir hekime başvurunuz.
Şikayetleriniz üç aylık düzenli kullanıma rağmen geçmiyorsa ya da giderek artıyorsa yeniden değerlendirme yapılması önerilmektedir. Uyku düzeninizi, çalışma hayatınızı veya ruhsal durumunuzu belirgin biçimde etkileyen menopoz şikayetleri için bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmanız uygun olur. Menopoz süreci her kadında farklı seyredebilir; bu nedenle size uygun planın hekiminizle birlikte, düzenli aralıklarla gözden geçirilmesi en sağlıklı yoldur.